Lojistik sektöründe operasyonel başarı, yalnızca paketlerin zamanında teslim edilmesiyle sınırlı değildir. Müşteri verisinin doğru zamanda aksiyona dönüşmesi, büyüme ve gelir sürekliliği açısından belirleyici bir rol oynar. FedEx, satış ve gönderi süreçlerinde ürettiği yüksek hacimli veriyi gerçek zamanlı kullanarak, atıl kalan müşteri hesaplarını yeniden aktive etmeyi ve kaçırılan satış fırsatlarını geri kazanmayı hedefledi. Bu doğrultuda Salesforce, müşteri verisinin merkezi olarak konumlandırıldığı veri odaklı bir yapı oluşturdu.
FedEx’in Karşılaştığı Zorluk
FedEx, satış, gönderi ve dijital kanallardan gelen müşteri verilerini farklı sistemlerde yönetiyordu. Bu durum, müşteri davranışlarının bütüncül şekilde görüntülenmesini ve zamanında aksiyon alınmasını zorlaştırıyordu.
Bu parçalı yapı özellikle üç alanda belirgin sorunlara yol açıyordu:
Satış ekipleri bu fırsatları fark edebiliyor olsa da, farklı sistemlerden veri toplamak ve anlamlandırmak için teknik ekiplere ihtiyaç duyuluyor, bu da sürecin haftalar almasına neden oluyordu. FedEx için temel sorun, sahip olunan verinin hızlı ve otomatik şekilde iş aksiyonlarına dönüştürülememesiydi.
FedEx, bu sorunu çözmek için Salesforce platformunu müşteri verisinin merkezi olarak konumlandırdı. Bu yapı içinde her çözüm, belirli bir iş ihtiyacına karşılık gelecek şekilde kullanıldı.
Satış sözleşmeleri ile gönderi hareketlerini tek bir müşteri görünümünde birleştirdi. Bir müşteri gönderi sözleşmesi imzaladığında, sözleşmede belirtilen başlangıç tarihine göre gönderi sürecini otomatik olarak izledi. Belirlenen süre içinde gönderi gerçekleşmediğinde bu durumu anında “atıl fırsat” olarak tanımladı.
Data 360 tarafından tespit edilen atıl fırsatları doğrudan aksiyona dönüştürdü. Gönderi sürecini başlatmayan müşterilere, sözleşme kapsamındaki avantajları ve gönderi indirimlerini içeren kişiselleştirilmiş e-postalar otomatik olarak iletildi. Böylece manuel takip ihtiyacı ortadan kaldırılarak hızlı ve ölçeklenebilir bir pazarlama süreci oluşturuldu.
Satış ekiplerinin müşteri etkileşimlerini bağlamıyla birlikte görüntülemesini sağladı. Müşterinin hangi içeriklerle ilgilendiği, sürecin hangi aşamasında ilerlemenin durduğu gibi kritik bilgiler satış temsilcilerine aktarıldı. Bu sayede satış görüşmeleri genel hatırlatmalar yerine, müşterinin ihtiyacına göre şekillenen danışmanlık odaklı bir yapıya dönüştü.
Satış ve pazarlama süreçleriyle oluşan müşteri bağlamının servis ekipleri tarafından da aynı bütünlük içinde kullanılmasını sağladı. Böylece müşteriyle kurulan tüm temaslar, geçmiş etkileşimler ve mevcut ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetildi. Bu yapı, uçtan uca müşteri yolculuklarının ve tutarlı müşteri deneyiminin desteklenmesini mümkün kıldı.
FedEx, Salesforce ile Operasyonel Veriyi Nasıl Yönetti?
FedEx’in müşteri ve operasyon verisini gecikmeden aksiyona dönüştürebilmesi, verinin tek bir yapı içinde yönetilmesini gerektiriyordu. Salesforce mimarisi, bu ihtiyacı karşılayarak operasyonel verinin doğrudan iş sonuçlarına bağlanmasını sağladı. Bu yapı sayesinde, daha önce haftalar süren manuel veri toplama ve değerlendirme süreçleri ortadan kalktı. Gerçek zamanlı veri ve otomatik aksiyonlar, müşteri etkileşimlerinin hızını ve etkinliğini doğrudan artırdı. Bunun somut sonuçları net şekilde ölçüldü:
Salesforce’un sunduğu bütünleşik yapı, kampanya oluşturma ve devreye alma sürelerini haftalardan dakikalara indirdi. Gerçek zamanlı müşteri sinyalleri, pazarlama, satış ve servis ekipleri tarafından aynı bağlam içinde değerlendirilerek anında aksiyona dönüştürüldü.
FedEx’in dijitalleşme sürecinde elde ettiği başarılar, müşteri odaklı stratejilerin ve modern teknolojilerin bir araya geldiğinde nasıl güçlü sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.İşletmenizin rekabet avantajını artırmak ve sektörde öne çıkmak için dijital dönüşüm adımlarını atmanın tam zamanı. Süreçlerinizi daha çevik ve müşteri odaklı hale getirmek için siz de dijital teknolojilerden ve salesforce çözümlerinden faydalanmak ve Kofana Digital’in tecrübeli ekibinden yukarıdaki çözümlere dair bilgi almak isterseniz Demo formunu doldurabilirsiniz.
Kurumsal yapay zekâ, artık yalnızca metin üreten ya da komutlara yanıt veren sistemlerle sınırlı değil. Dijital ajanlar, iş süreçlerine doğrudan entegre oluyor; aksiyon alıyor ve ölçülebilir çıktılar üretiyor.
Kurumsal yapay zekânın model odaklı söylemlerden sistem mimarilerine kayışını ve 2026’da iş dünyasını dönüştürecek beş temel trendi keşfedin.
İnsan–yapay zekâ iş birliği, bireysel verimliliğin ötesinde iş yapış biçimlerini ve rekabet gücünü yeniden tanımlayan stratejik bir yetkinliktir.